• BUGÜN: 21 Kasım 2018,Çarşamba
Uçan Süpürge

Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği’nin “Yerel Kadın Muhabirler Ağı” projesi, esas olarak, ana akım medyada kadınların yanlı, yanlış ve eksik temsiline bir itiraz olarak doğdu. Kadınları ikincilleştiren  her türlü şiddet ve ayrımcılığı yeniden üreten ve kadınları yok sayan/eden bir medya istemiyorduk. Toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısını içine sindirmiş, karar ve uygulamalarında eşitliği gözeten bir medya olsun gayesindeydik. Gazetelerin “üçüncü sayfa” haberleri ya da “arka sayfa güzelleri” bizi anlatmıyor; eril göze sesleniyordu. Kendimizi göremediğimiz bir medya düzeninde, ancak kendi haberimizi kendimiz yaparsak görünür oluruz diye yola çıktık.

Bir başka başlangıç noktası ise; yaygın/ana akım medyanın ‘haber’den ne anladığıydı. Bu medya ağırlıklı olarak İstanbul gibi büyük kentlerden besleniyor, yereldeki kadınların ve kadın örgütlerinin çalışmalarını, örnek faaliyetlerini, umut veren, yüz güldüren gelişmeleri veya kadınların yereldeki sorunlarını çoğu kez görmüyor, sansasyon yoksa o haberi 'haber' saymıyordu.

8’den 608’e

“Yerel Kadın Muhabirler Ağı”, Mart 2003’te sekiz pilot ilde (Antalya, Çanakkale, Diyarbakır, Eskişehir, Mersin, Samsun, İzmir ve Gaziantep) başladı. Ağa 2004 yılında dört il daha eklendi (Adıyaman, Van, Mardin, Şanlıurfa). Bu illere tek tek gidilerek, sivil toplum örgütleri, meslek örgütleri, mahalleler ve üniversitelerde toplantılar yapıldı. Bu toplantılarda Yerel Kadın Muhabirler Ağı tanıtıldı ve gönüllülere çağrı yapıldı. Böylece her ilden birer kadın bu ağda haber üretmeye gönüllü oldu. Hiçbiri daha önce haber yazmamış, gazetecilik yapmamıştı. Muhabirlerimiz için Ankara’da atölye çalışmaları düzenlendi.

2005 yılı bu 12 muhabir için kadın haberciliğini öğrenme, bu alana yeni katkılar yapma yılıydı. 2006 yılında 23 muhabir daha bu ağa katıldı. Önceki illerden olduğu kadar, daha önce bu çalışmanın ulaşmadığı illerden de kadınlar haber yazıp göndermeye başladılar. İzleyen yılda da haber ağımız yeni muhabirlerin katılımıyla güçlendi.

Zaman içinde gerek illerle bağlantılarımızın ve ortak çalışmalarımızın artmasıyla ulaştığımız, gerekse çalışmalarımızı duyup bize ulaşan kadınlardan çok sayıda “Gönüllü muhabiriniz olmak istiyorum” mesajı aldık. Böylece yurt içi ve yurt dışından kadınların katılımıyla haber ağımızı genişlettik. Kasım 2011 itibariyle, Türkiye’nin her yerinden, hatta başka ülkelerden de başvuran, toplam 310 muhabir adayımız vardı. Başvurulara her gün yenileri eklendi. 2015 yılı sonunda gönüllü muhabirlerimizin sayısı 608’e ulaşmıştı. 

Muhabir Eğitimleri

Proje çerçevesinde yerel kadın muhabirlerimize belli aralıklarla eğitim programları düzenledik. İlk eğitimimizi Mart 2003’te Ankara’da gerçekleştirmiştik. Daha sonra sırasıyla Çanakkale Küçükkuyu’da ve Mardin Kızıltepe’de yaptık. Ardından Mayıs 2004 ve Nisan 2005’te Ankara eğitimleri geldi. Bu eğitimlerde muhabirlerimiz; haber toplama ve yazma teknikleri, yerel gündemi izleme ve haberleştirme, kadın haberciliği, haber kaynakları gibi haber yaparken yararlanabilecekleri temel bilgilerin yanı sıra; feminist teori, girişimcilik, yerel siyaset, alternatif medya, empati, Türkiye’de kadın örgütlenmesi gibi pek çok konuda, alanında uzman akademisyen, gazeteci ve kadın hareketi aktivisti uzmanlar tarafından bilgilendirildiler. Bu eğitimlerde ayrıca, muhabirlerimiz kendi bölgelerine ilişkin gözlemlerini, deneyimlerini birbirlerine aktarma fırsatı da buldu. Eğitimlerin dışında çeşitli organizasyonlarda da muhabirlerimizle bir araya geldik. Uçan SüpürgeKadın İletişim ve Araştırma Derneği’nin Ankara’da ve diğer illerde gerçekleştirdiği kampanya, seminer, sergi vb. etkinliklerde de muhabirlerimizin desteklerini aldık. Kısaca Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği'nin her çalışmasından onları haberdar etmeye özen gösterdik. 

Muhabir eğitimleri 2006-2009 arasında belli aralıklarla sürdü. Ankara’da düzenlenen bu eğitimlerde standart başlıklara yenileri eklendi. Yani, muhabirler ‘savaş muhabirliği’, ‘toplumsal cinsiyet bakış açısıyla haber kaynaklarını geliştirme’, ‘yerel ve genel seçimleri kadın gözüyle izleyip haberleştirme’ gibi daha spesifik başlıklar altında eğitimden geçti.

Yerel Kadın Muhabirler Ağı’nda aktif görev alan muhabirlerin düzenli olarak eğitimden geçmesini –olanaklar elverdikçe- hep önemsedik. Böylece muhabirler, eksik bilgilerini tamamlayıp Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği’nde ki uzman ekibin birikimlerinden bire bir yararlanma fırsatı buldular ve kendi illerindeki izlenim ve deneyimleri birbirlerine aktardı. İki temel amacımız vardı: a) Kadın muhabirlerimizle bir araya gelip, onlara ihtiyaç duydukları bilgileri sunacak bir ortam yaratmak ve deneyimlerini paylaşmalarını sağlamak, b) Yerel Kadın Muhabirler Ağı’nı güçlendirmek ve böylece toplumsal cinsiyete duyarlı haberciliği geliştirmek ve yaygınlaştırmak.

Bütün muhabir eğitimlerine farklı alanlardan eğitimciler katıldı. Birkaçını burada anmak isteriz:

Akademisyenler: Prof. Dr. Eser Köker, Prof. Dr. Yıldız Ecevit, Prof. Dr. Korkmaz Alemdar, Doç. Dr. Abdülrezak Altun, Prof. Dr. Nilüfer Timisi, Doç. Dr. Çiler Dursun, Prof. Dr. Mutlu Binark, Prof. Dr. Hülya Uğur Tanrıöver

Gazeteciler: Emel Armutçu, Nadire Mater, Zeynep Oral, Ece Temelkuran, İrep Çakır, Sedef Kabaş, Murat Yetkin, Nevval Sevindi, Hale Gönültaş

Siyasetçiler: Güldal Akşit, Lale Akgün (Almanya Parlamentosu)

İletişimciler: Şeyda Taluk

Aktivistler: Nazik Işık, İlknur Üstün

Yerel Kadın Muhabirler Ağı’nın muhabirleri, kadın bakış açısıyla haber yaptılar. Bu da kadın gündemini yakından izleyip yorumlamak, gündemin aktörleriyle temas kurmak, toplumsal cinsiyete duyarlı bir dil ve yaklaşımla habere bakmak demekti. Muhabirlerin düzenli olarak eğitimden geçmeleri, toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısını içselleştirmeleri için de gerekliydi.

Yerel Kadın Muhabirler Ağı projesi, alternatif bir kadın haber ağı örgütlenmesi olarak ortaya çıktı. Yani kadın-erkek eşitliğine inanan, toplumsal cinsiyet konusunda duyarlık gösteren kadın muhabirlerimizin yaşadıkları il ve bölgelerden topladıkları ya da bizzat yaptıkları haberlerle, sesini/sözünü duyuramayan kadınların sesi olmak… O kadınların sorunlarını, taleplerini, beklentilerini dile getirmelerine aracılık etmek... Kadınların yalnızca cinayete kurban gittiklerinde, tecavüze maruz kaldıklarında değil; hayatlarını değiştirip dönüştürdüklerinde, başarılı işler ortaya çıkardıklarında, kendileri ve çevrelerindeki kadınlar için iyi bir şeyler yaptıklarında da “haber” olmalarını sağlamak.