HABERLER

Marielle Franco ve beyaz olmayan bir kadın aktivist olmak

Marielle Franco ve beyaz olmayan bir kadın aktivist olmak
Berna Köse
Mart 20 / 2018

Siyahi Brezilyalılar, çarşamba akşamı en büyük destekçilerinden biri olan Marielle Franco’yu kaybetti. Franco, siyahi kadınların güçlenmesi temalı bir etkinlikte konuşma yaptıktan hemen sonra suikaste uğradı.

Kendi tanımı ile bir “favela de Maré çocuğu” olan 38 yaşındaki Franco, Rio’nun en fakir bölgelerinden birinde yetişip 46,000’den fazla oy alarak 2016’da Sosyalizm ve Özgürlük Partisi (PSOL) Belediye Meclis Üyeliği'ne seçilmişti. Bu, siyasi adaylığı olan siyahi bir kadın için son derece önemli bir başarıydı. Franco aynı zamanda Kadınlara Yönelik Temsilciler Komisyon Başkanlığı görevi de yürüterek kadınlara yönelik şiddetle mücadele etmiş ve siyahi Brezilyalılara yönelik polis şiddetinin sıklıkla karşısında durmuştu.

Açıklamalara göre, Marielle Franco çarşamba akşamı düzenlenen etkinlikten ayrılırken bir araç, kendi aracına yaklaşarak ateş etmiş ve Franco ile birlikte araç sürücüsü Anderson Pedor Gomes’i öldürmüştü. O sırada araç arkasında oturmakta olan bir basın görevlisi de aynı saldırıda yaralandı. Resmi görevlilere göre bu saldırı, hedefi belli olan bir suikastti ve saldırı ile ilgili polis tarafından bir soruşturma başlatıldı. Franco’nun vefatı, Rio’da öfke ve protestolara yol açarken İnsan Hakları İzleme Örgütü, titiz bir soruşturma ve sorumluların adalete teslimi çağrısında bulundu.

Gazeteci Glenn Greenwald, Franco’nun ölümünü “hain bir kayıp” olarak nitelendirdi. Rio favelalarındaki yoğun askeri polis varlığını sıkça eleştiren Franco’nun kendi suikastinin soruşturmasında da Brezilya Kamu Güvenliği Bakanı Raul Jungmann’ın yaptığı açıklamaya göre, federal polis birliklerinin kullanılacağı söylendi.

Tarihe adına yazmak ya da tarihte olmak:

7 beyaz olmayan kadın aktivist 

Aktivist olmak ne anlama gelir? Bu soruya verilebilecek cevaplar çok çeşitlidir çünkü aktivizm, bireyler ve örgütler için farklı anlamlar ifade edebilir; ancak, çoğu zaman tek bir liderin etrafında toplanan örgütlenmelerin standart haline geldiğini görüyoruz. Beyaz olmayan kadın aktivistler bu kalıpların dışına çıkmaya çalışıp işbirliği uygulamasıyla bir liderlik modeli oluşturmaya çalışıyor. Aslında onlar kadının olmadığı bir tarih içinde başka kadınlar olarak olmayan bir şeyi oldurmaya çalışan kadınlar.

  

SisterSong (Beyaz Olmayan Kadınlar Üreme Hakları Adaleti Kolektifi)

SisterSong (Kız Kardeş Şarkıları) Kolektifi, 1997’den bu yana üreme hakları hareketinin merkezine beyaz olmayan kadınları alarak yeni bir feminist aktivist bakış açısı geliştiriyor. Üreme hakları alanında ilerleme sağlamak ve marjinalleştirilmiş gruplarda bu hakları gündeme getirerek örgütler arası etkileşim kurmayı amaçlıyor. SisterSong, bu alanda çalışan 80 örgütü bir araya getirmiş, manifesto nitelikli bir kitap yayınlamış olup ayrıca her sene “Haydi Cinsellik Konuşalım” konferans serisini düzenliyor. SisterSong Kolektifi, çalışmalarıyla üreme hakları mücadelesinin temellerini vurgulayarak en hassas gruplar için bir eşitlik mücadelesi veriyor.

  

Rebecca Nagle, Force: Upsetting Rape Culture and The Monument Quilt (GÜÇ: Rahatsız Edici Tecavüz Kültürü ve Anıt Örtüsü) yönetici ve kurucu ortağı

Rebecca Nagle, iki ruhlu bir Cherokee yerlisi. Nagle, tecavüze karşı yürüttüğü hareket ile yerli halklara odaklanıyor. 2013 Mayıs ayında GÜÇ (force) kurucu ortağı Hannah Brancato ile çalışarak “Anıt Örtüsü”nü hayata geçirdi. Bu proje ile şiddet ve tecavüzden kurtulanların hikâyeleri birbirine dikilerek bir örtü örülüyor. 1700’den fazla şiddet mağduru bu örtüye katkıda bulundu ve proje 28 farklı şehirde sergilenerek kurtulanlara destek olmayı hedefledi. “İyileşmek için kamusal alan talebinde bulunmak ve bu alanları yaratmak” projelerdeki ana amaç. Ayrıca proje, beyaz olmayan kadınların, özellikle de yerli kadınların yaşadığı cinsel şiddete yönelik farkındalığı gündeme taşımayı hedefliyor.

  

Alicia Garza, #BlackLivesMatter (#SiyahlarınHayatıÖnemlidir) ve Black Futures Lab (Siyah Gelecekler Laboratuvarı)

2013 yılında Alicia Garza, Patrisse Cullors ve Opal Tometi ile bir araya gelerek Black Lives Matter Organization (Siyahların Hayatı Önemlidir Örgütü) hareketini başlattı. Ekip bu platform ile “siyahların hayatına sistematik ve kasıtlı olarak kast edilen bir düzene yönelik ideolojik ve politik bir müdahelede bulunmayı” amaçladı. Garza şu an Black Futures Lab (Siyah Gelecekler Laboratuvarı) ile siyahi bireylerin politik güçlerini artırarak onlara kendi toplumlarını yerel, eyalet bazında ve ulusal olarak dönüştürmelerinde yardımcı olmaya odaklanmış durumda. Siyah Gelecekler Laboratuvarı’nın ilk inisiyatifi olan "The Black Census Project (Siyahi Sayımı Projesi)" ile de 200,000’den fazla siyahi bireye yönelik bir kamu araştırması yapılarak kendi toplumlarındaki politik önceliklerin belirlenmesi hedeflendi.

  

Thenmozhi Soundararajan, Equality Labs (Eşitlik Laboratuvarları) yöneticisi

Thenmozhi Soundararajan, Dalit (Hindistan’da en düşük seviyedeki kast) mensubu olan bir çoklu-ortam sanatçısı. Bu farklı platformlarda sosyal adaletsizlik, cinsel şiddet ve ırkçılık konularında farkındalık oluşturmayı ve diğer marjinalleştirilmiş toplumlara böyle ortamları kullanarak benzer çalışmalar yürütmelerinde yardımcı olmayı amaçlıyor. Kendisi şu an Güney Asya temelli toplum kökenli yöntemler kullanan “kast sistemi ayrımcılıkları, islamofobi, beyaz üstüncülüğü ve dini hoşgörüsüzlüğe son verme” gündemli Equality Labs (Eşitlik Laboratuvarları) yönetici müdürü görevini yürütüyor. Kendisi, “hikâyelerin sosyal değişimde en önemli rolü oynadığına” inanıyor.

  

Sandy Ho, Disability and Intersectionality Summit (Engellilik ve Kesişimsellik Zirvesi) organizatörü

Sandy Ho, etkinliklerin ve eylemlerin engelli bireyler için daha ulaşılabilir olması için çalışıyor. Kendisi queer (kuir) bir Asya-Amerikalı olup işitme güçlüğüne, cam kemik hastalığına sahip ve tekerli sandalyeli bir birey. Ho, Boston Kadınlar Yürüyüşü'ne katıldığı sırada yürüyüşe katılan diğer bireylere, yürüyüşün farklı engellilik türlerine sahip olan bireyler için yeterli kolaylaştırıcılığa sahip olmadığını fark ettiren bir pankart taşımıştı. Kendisi aynı zamanda Boston’daki 2016 Engellilik Kesişimselliği Zirvesi'nin organizatörleri arasındaydı.

  

Michaela Ivri Mendelsohn, #TransCanWork (#TranslarÇalışabilir) kolektifi kurucusu

Michaela Ivri Mendelsohn, 1988 yılında Kaliforniya’daki El Pollo Loco restoranını satın aldı. Mendelsohn şimdilerde özellikle trans bireylerin çalıştığı ve istihdam edildiği Güney Kaliforniya’da toplam altı tane restorana sahip. Bu, Amerika genelinde trans bireylerin işsizlik oranı ulusal seviyenin üç katı iken çok önemli bir uygulama oluyor. 2016 yılında NPR’a verdiği bir röportajda Mendelsohn, kendi çalışanları arasında toplam işgücünün yüzde 8-10’unun trans bireylerden oluştuğunu ve diğer iş yerlerinin de daha fazla trans kapsayıcı olması için çalıştığını söyledi. #TransCanWork (#TranslarÇalışabilir), şirketlerin, okulların ve örgütlerin trans bireyleri çalıştırmasında, çeşitli eğitimler ile trans bireyler için daha güvenli çalışma ortamları yaratılmasında ve trans bireylere doğrudan iş olanakları bulma konusunda çalışmalar yürütüyor.

  

Marisa Franco, #Not1More Deportation (#1TaneBile Sınır Dışı Etmeye Hayır) kampanyası yönetmeni

Marisa Franco, Arizona eyaletinin yabancı düşmanı göçmen yasalarına karşı mücadele eden Phoenixli bir sosyal eylemci. #Not1More (#1TaneBile) hareketinin baş organizatörlerinden biri olan Franco, bu proje ile adil olmayan göçmen yasaları yüzünden yapılan sınır dışı etmelere karşı mücadele veriyor. Göçmen hakları savunuculuğunu kendi hayatının merkezine alan Franco, Amerika’nın göçmen yasaları ve politikalarını değiştirmede son derece kararlı.

BONUS VIDEO

Nina Simone - Black Is The Color Of My True Love's Hair